Sabancı Holding CEO’su Alper: Türk şirketleri, büyüyebilmek için yurtdışına taşmak zorunda - Ekonomi

Ekonomi gazetesinde yayınlanan habere göre;

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, son dönemde yurtdışında yatırım yapan çok sayıdaki Türk şirketinin bu girişiminin ülkeden kaçışı değil, önemli dış pazarlara erişimi amaçladığını söyledi. Alper, “Milyar dolarlık şirketler yaratabilmek için daha fazla ekonomiye ulaşmanız lazım. Bu pek çok yerde, ‘işte ‘Türk sermayesi yurt dışına kaçıyor’ gibi lanse ediliyor. Bence öyle değil. Olay büyük pazarlara erişimdir. Olması gereken de bu. Türk şirketleri, büyüyebilmek için yurtdışına taşmak zorunda. Kordsa ve Çimsa zaten bunu yapıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel şirket olmanın dört aşaması olduğunu kaydeden Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, “Bunlar, ‘ülke için üret’, ‘ihracat için üret’, ‘orada üret’ ve ‘üretim teknolojilerini ve üretim makinelerini sat. Milyar dolarlık şirket olmak için daha büyük pazarlara erişmemiz lazım. Bu pek çok yerde işte Türk sermayesi yurt dışına kaçıyor gibi lanse ediliyor, bence öyle değil. Olay büyük pazarlara erişimdir” dedi.

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, milyar dolarlık şirketler yaratabilmek için daha fazla ekonomiye ulaşılması gerektiğini söyleyerek, “Türk şirketleri yurtdışına mı kaçıyor” sorusuna “Türk şirketleri büyümek için yurtdışına taşmak zorunda” cevabını verdi.

Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, Davos izlenimlerini paylaştı, güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

Türk sanayisinin ve sanayicisinin küresel oyuncu olma olgunluğuna geldiğini belirten Alper, “Olması gereken de bu. Türk şirketleri, büyüyebilmek için yurt dışına taşmak zorunda. Türkiye’de büyük şirketler dışındaki şirketlerin ulaşabildiği ciro rakamları sınırlı. Milyar dolarlık şirketler yaratabilmek için daha fazla ekonomiye ulaşmanız lazım” diye konuştu.

Bir şirketin küreselleşme yolculuğunun dört adımdan oluştuğunu da anlatan Alper, “Bunlar, ‘Ülke için üret’, ‘İhracat için üret’, ‘Orada üret’ ve ‘Üretim teknolojilerini ve üretim makinelerini sat’tan oluşuyor. İhracat konusunda Türkiye çok iyi noktada. Şimdi üçüncü ve dördüncü aşamalara geçmeliyiz. Çünkü kendi teknolojilerimizi üreten şirketlerimiz var artık. Hani bizden Kordsa örneği var. Ama dünya üzerinde; Türkiye’den bir sürü örnek var. Daha büyük pazarlara erişmemiz lazım. Bu pek çok yerde işte Türk sermayesi yurt dışına kaçıyor gibi lanse ediliyor, bence öyle değil. Olay büyük pazarlara erişimdir” açıklamalarında bulundu. “Kordsa ve Çimsa zaten bunu yapıyor. Uluslararası pazarda büyüyor ve büyümeye de devam edecek” diyen Alper, şunları söyledi: “Geçen sene çok büyük bir enerji atılımı yaptık. Hem üretimde hem dağıtımda bir numarayız. Türkiye’de büyümeye devam ediyoruz. Yaklaşık 1.000 MW’tan fazla yatırım yapıyoruz. Dağıtım yatırımlarımız sürekli devam ediyor. Şimdi de dünya pazarlarındaki fırsatlara bakıyoruz. ABD’de, Teksas’ta, iki farklı güneş enerjisi santralı yatırımı açıkladık. İlkinde bu ayın sonuna doğru elektrik üretmeye başlayacağız. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde tüm kapasite devreye girecek.”

YABANCININ ZAMANA İHTİYACI VAR

Davos’taki temasları kapsamında yabancı yatırımcının Türkiye’ye yatırıma gelme hevesinde olup olmadığı ile ilgili soruya Alper, “Yabancı yatırımcıların biraz zamana ihtiyacı var. Şunu söyleyebilirim; yüksek enflasyon herkesi ürkütüyor. Ama iyi bir yola girdiğimizi; yeni orta vadeli planla doğru tedbirlerin alındığını görüyorlar. Enflasyonla mücadele doğru yolda. Biz de destekliyoruz. Fakat bunun tasarrufla da desteklenmesi lazım. O tarafta alacak yolumuz var” diye yanıt verdi.

AVRUPA-ÇİN KORİDORUNDA YOL BİZİZ

Cenk Alper, Türkiye’nin büyük bir potansiyeli olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti: “Özellikle enerji işindeki potansiyel çok daha büyük. Türkiye’nin bu noktada çok kritik bir rolü var. Her yıl, Çin’den Batı’ya doğru yaklaşık 10 milyon konteyner getiriliyor. Bu 10 milyon konteyner in yüzde 98’i deniz yoluyla geliyor. Deniz yoluyla geçişlerde saldırılar, engellemeler nedeniyle ciddi risklere maruz kalınıyor. Kuzey koridoru dediğimiz Sibirya geçişi ise iklim problemlerinden dolayı güvenli değil. Bizim de içinde olduğumuz orta koridor, yani eski İpek Yolu verimli güzergâhlardan biri. Burada da Türkiye’nin konumu inanılmaz. Otoyollarımız, köprülerimiz, gaz hatlarımız olarak, bu transferi sağlayabilecek en gelişmiş ülke Türkiye diyebilirim. Bu açıdan bakıldığında sadece bir geçiş yolu olarak değil, Türkiye hem üretim hem de dağıtım üssü olabilir. Sözün özü bu koridor içindeki yol biziz...”

Sağlık sigortası şirketi kurduk. Yeni ürünlerle piyasaya çıkacağız. AgeSA’nın lisansını aldık ve Belçikalı Ageas’la ortaklık yaptık. Nisanda ilk poliçeyi keser hale geleceğiz. Önleyici sağlık teknolojilerine Sabancı Ventures aracılığıyla yatırım yapıyoruz. İlaç üretemeyebiliriz ama sağlık sigortacılığı ve etrafındaki dijital ekosisteme entegre olma konusunda hazır ve kararlıyız.