Enflasyon hem yüksek enflasyon olarak kalıcılaşmış hem de hayat pahalılığına dönüşmüş ve bu yönüyle diğer ülkelerden tamamen olumsuz yönde ayrışmış durumda (Sesmir)


1. Rasyonel politikaları uygulayan yeni ekonomi yönetiminin 2023 Haziran -2023 Kasım ayı arasındaki 6 aylık dönemi ile eski ekonomi yönetimin 2022 Aralık-2023 Mayıs ayı arasındaki son 6 aylık dönemindeki TEFE gelişmeleri kıyaslandığında, yeni yönetim aleyhine ciddi bir başarısızlık hali ortaya çıkmıştır. Eski yönetimin son 6 aylık döneminde enflasyon %16,62 olarak gerçekleşmiş iken, yeni yönetim 6 aylık döneminde bunun iki katı oranında % 38.90 olarak gerçekleşmiştir. Şu ana kadar oluşan performans karşılaştırılmasında ciddi bir başarısızlık hali aşikârdır.
 
2. Enflasyonla mücadelede ortaya çıkan başarısızlığın ve enflasyondaki davranış bozukluklarının sebebinin en önemli nedeninin tüketim harcamalarından kaynaklandığının zannedilmesi ve tüketim harcamalarını kısma amaçlı uygulamalara gidilmesidir.

3. Tüketim harcamalarına konu olan mal ve hizmet alımlarının çok önemli bir bölümünün zorunlu ve yaşamsal ihtiyaçlar için yapılması nedeniyle harcama azaltıcı tedbirlere karşı elastikiyeti bulunmamaktadır. Şu ana kadar harcamalarda görülen kısmi ve zayıf düşüklüğün nedeni de toplumsal kesimlerin önemli bir bölümümün satın alma gücünü tamamen kaybetmesi ve açlık/yoksulluk sınırlarının altına düşürülmesidir.

4. Türkiye’deki enflasyon hem yüksek enflasyon olarak kalıcılaşmış hem de hayat pahalılığına dönüşmüş ve bu yönüyle diğer ülkelerden tamamen olumsuz yönde ayrışmış durumdadır.

5. Dolaylı vergiler başta olmak üzere artırılan vergi oranlarının harcama azaltıcı tasarrufa kaydırıcı özelliği Türkiye ekonomisi için artık bulunmamaktadır. Artırılan vergiler sadece fiyat artışına yol açarak satın alma gücünü yok etmektedir. Üstelik artırılan vergilerden elde edilen gelirler, kamusal harcamalarının kontrolsüzce harcanmasını daha da kolaylaştırarak risk yaygınlığını ve çeşitliliğini çoğaltmıştır.

6. Rasyonellik adı altında şu ana kadar uygulanan anti enflasyonist politikalar enflasyonu fiili durumda daha da artırmıştır. Yeni ekonomi yönetiminin şu ana kadar rasyonellik adı altında uyguladıkları anti enflasyonist politikalar, enflasyonun düşme eğilimi konusunda hiçbir düzeltici emare yaratamamış, tam tersi olarak fiyat artışlarının frekansını günlük seviyeye indirgeyerek daha da kalıcılaştırmıştır. Bu koşullar altında 2024 yılında enflasyonun düşeceğini beklemek iyimserlikten öte bir durum değildir.

7. Vergi artışlarının, ihracatçılara yönelik ucu açık tavizlerin, sermaye gruplarına yönelik finansal ve fon temini koşullardaki seçici ve koruyup kollayıcı uygulamaların, kamusal harcamalardaki kolaylıkların şu ana kadar enflasyonu azdırmaktan ve servet transferlerine neden olmaktan başka hiçbir işlevi olmamıştır.

8. Son iki yıldır Türkiye de yükselen enflasyonun temel nedenleri, yanlış para politikalarından kaynaklanan maliyet artışları, özellikle gıda alanında dağıtım piyasalarındaki fiili ve hukuksal kaos ortamı ve fiyat belirlemede ortaya çıkan ahlaki erozyonun hukuksal alanda müeyyidesiz bırakılmasıdır. Bu nedenlerin hiç birisinin tüketim harcamalarıyla ilgisi bulunmadığı halde, sadece harcama kısıtlamasına yol açan tedbirlerle uğraşmak enflasyonun gerçek nedenleriyle uğraşmaktan hala kaçınıldığı anlamındadır.

9. Faiz artışı yoluyla tasarruf eğilimini özendirmek elbette yanlış değildir, hatta gereklidir. Ancak geniş yığınların yeterli gelir akımları veya servet birikimleri yok ise sadece faiz arıtmakla enflasyon sorunu hiçbir ülkede çözülemez. Zira faiz artırma yoluyla tasarrufları özendirerek enflasyonun düşürülebilmesi için, geniş yığınlar açısından satın alma gücünün yerli yerinde olması, barınma ve yiyecek ihtiyaçlarının karşılanmasının ötesinde refah fazlalığı sağlayacak gelir akımlarının veya servet birikimlerinin olması gerekmektedir. Oysa mevcut durumda geniş yığınların yeterli gelir akımlar veya servet birikimleri kalmamıştır.

10. “Kayıt dışılığa ve denetimsizliğe dayalı ortaya çıkan enflasyon ataleti”, 2023 yılında günlük enflasyonun başlıca nedenlerinden birisi haline gelmiştir. “Keyfiliğe ve suistimale dayalı ahlaksız bir enflasyon ataleti”, yaygın bir kayıt dışılığın ve kamusal denetimsizliğin sonucudur. Aynı ürünün aralarında kalite ve ambalaj yönünden herhangi bir fark olmadığı halde aynı şehirde, aynı mahallede ve hatta aynı caddede bulunan farklı işyerlerinde birbirinden farklı fiyatlarla satılmış olmasının, tüketim harcamaları ve üretim maliyetleri ile hiçbir ilgisi olmayıp, tamamen keyfiliğe, suistimale ve cezasızlığa dayalı ahlaksız bir enflasyon ataletidir. Ancak, hukuk sistemindeki bozulmalar nedeniyle enflasyon ataletindeki erozyonu doğuran bu keyfilikle mücadele edilmesi artık oldukça zorlaşmış durumdadır

11. Ekonomik birimlerin bozulan enflasyon davranışlarında fiyatların artış yönündeki değişim frekansı haftalık ve hatta zaman zaman günlük döngülere kadar dahi düşmüş durumdadır.

12. Hatalı para politikalarıyla başlayan enflasyonun geldiği bu aşamada artık sadece para politikası ve hatta maliye politikası araçlarıyla çözülemeyecek çok yönlü, çok katmanlı ve yüksek boyutlara ulaşan ana risk haline gelmiştir. Gelinen bu aşamada artık enflasyonla mücadele için sivil organizasyonların, üniversiteler başta olmak üzere bilumum eğitim/öğretim kurumlarının, hukuksal ve kamusal erklerin sıkı bir senkronizasyon halinde sürece hep birlikte dahil olmaları gerekmektedir. Zira, ücret artışlarının yarattığı maliyet artışlarının daha yüksek fiyat artışlarıyla karşılanarak yüksek karlılıkların devam ettirildiği sistemik bu sarmalın bu aşamadan sonra tek başına Ortodoks politikalarla çözülemeyeceği aşikardır.

 Orhan Ökmen
 Başkan
Sesmir Kurumsal ve Finansal Danışmanlık A.Ş
                                  ***
                               Yasal Uyarı
 
 Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.



Diğer Haberler
TCMB'nin 2 hafta vadeli 200 milyon dolar tutarında döviz karşılığı TL swap ihalesinde teklif 125 milyon dolar
TCMB'nin 2 hafta vadeli 600 milyon euro tutarında döviz karşılığı TL swap ihalesinde teklif 300 milyon euro
Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı Ekim ayında -77.66 milyar dolar (Önceki ay: -75.0 milyar dolar)
İş Bankası/Aran: 2025 yılında ise faizin %20 seviyelerine ineceğini düşünüyorum- Bloomberg HT
İş Bankası/Hakan Aran:2024 Sene Sonu Faiz Beklentimiz 35-40 Seviyelerinde- Bloomberg HT
İş Bankası/Aran:Pazartesi gününden itibaren yabancı girişinin artacağını düşünüyorum- Bloomberg HT
İş Bankası/Aran: TL mevduat faizleri tüketiciyi enflasyona ezdirmeyecek seviyelerde- Bloomberg HT
Facebookta Paylaş